twitter facebookyoutube

    Emeklerinin karşılığını almak için 29 Şubat 2015 Perşembe günü greve çıkan meta

:

 

Eğitim-İş olarak, 5 Ocak-12 Haziran 2015 tarihleri arasında nöbet tutmama eylemimize ilişkin 81 ilin valiliğine yazı yazarak, eyleme katılan eğitimcilerin sendikal haklarını kullanmasına yönelik fiil ve işlemlerin durdurulmasını istedik. Aksi durumda ilgililer hakkında yasal işlem başlatılacağının bilinmesi konusunda uyarıda bulunduk.

Valiliklere gönderdiğimiz yazı için tıklayınız

 

 

GENEL BAŞKANIMIZ VELİ DEMİR'İN KONUŞMACI OLARAK KATILACAĞI "21.YÜZYILDA EĞİTİM SİSTEMİZ NEREYE GİDİYOR " KONULU PANEL...

10 Ocak Cumartesi Saat : 14.00-17.00 Kozyatağı Kültür Merkezi / KADIKÖY

 

NÖBET EYLEMİ 2015 YILI DİLEKÇELERİ

Geçmiş dönemlerde gerçekleştirmiş olduğumuz nöbetin ücretlendirilmesi ve norma sayılması talepli Nöbet Tutmama Eylemine, üyelerimiz ve eğitim çalışanları büyük destek vermişlerdi. Eğitim kamuoyunda da ilgi gören bu eylemin devamı konusunda örgütümüzde bir düşünce birliği oluşmuştur.

Bu bağlamda Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulumuz 26.12.2014 tarih ve 143 sayılı kararıyla;

1- 05.01.2015 ile 12.06.2015 tarihleri arasında nöbet tutulmamasına,

2- Nöbet eylemine katılacak eğitim çalışanlarının eylem öncesi okul müdürlüklerine nöbet tutmayacaklarına yönelik dilekçe vermesine,

Karar vermiştir.

MYK Kararı

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 29.12.2014 tarih ve 6819 sayılı yazısı

Eğitim-İş üyeleri için örnek dilekçe

Sendikasızlar ve başka sendika üyeleri için örnek dilekçe

 

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Yazan Çarşamba, 31 Aralık 2014 13:40
Kategori Haberler

Laik,çağdaş,parasız,bilimsel,demokratik eğitim mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüttüğümüz yeni yılınızın mutluluklarla dopdolu olmasını dileriz.

Şube Yönetim Kurulu

 

ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ VE ANKARA VALİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, Yatağan’dan başlatılan “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşü”nün son durağı Ankara Tandoğan meydanında 89 gözaltıyla sonuçlanan polis müdahalesine tepki gösterdi ve “Türkiye Cumhuriyetinin Atatürkçü, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitim çalışanlarına yapılan bu saldırının muhatabı olan AKP iktidarını, İçişleri Bakanını ve emniyet güçlerini kınıyoruz. İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı istifaya davet ediyor, Ankara Emniyet Müdürü ve Ankara Valisi hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtiyoruz”

Genel Başkan Veli Demir’in sendika Genel Merkezi’nde yaptığı basın açıklaması metni şöyle:

“20 Aralık 2014 Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda yaşananlar Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Yaşananlar Türkiye'nin diktatörlükle yönetildiğinin bir ispatı niteliğindedir. Eğitim emekçileri 20 Aralık'ta polis faşizmini, insanlık dışı saldırıları ve gözaltıları olabilecek en ağır şekilde yaşadı.

17 Aralık’ta Yatağan’dan başlattığımız Laik Eğitim ve Emeğe Saygı yürüyüşü, dördüncü gününde, Türkiye’nin dört bir yanından gelen Eğitim-İş üyelerinin Ankara Tandoğan Meydanında toplanması ve Kızılay Güvenpark’ta kitlesel bir basın açıklaması yapılmasıyla son bulacaktı.

17 Aralık 2013 günü ortaya saçılan para sayma makineleri, ayakkabı kutularında saklanan rüşvet paraları, hükümet üyelerinin adının karıştığı rüşvet ilişkileri ve “sıfırlanamayan paralar” gerçeğinin üzeri, yargı ve emniyet operasyonları ile örtülmeye çalışılmıştır. Eğitim-İş ülke tarihinin en büyük yolsuzluğunu unutmadığını ve unutturmayacağını göstermek için “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı” yürüyüşünü hırsızlığın, rüşvetin, yolsuzluğun ayyukaya çıktığı 17 Aralık’ta başlatmıştır.

17 Aralık, ülke kaynaklarının kirli ilişkiler ağı ve şişirilmiş ihale rakamlarıyla millete alenen söven yandaşlara aktarılması ve özelleştirme olgusuyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu anlamda Eğitim-İş, özelleştirmeler sonucunda taşeronlaşan emekçilerin, asgari ücretle açlığa mahkum edilmesine,  iş güvencesinin ve iş güvenliğinin ortadan kaldırılmasına olan tepkisinin bir göstergesi olan “Büyük Yürüyüşünü” Yatağan’dan başlatarak ortaya koymuştur. Özelleştirmelerin, taşeronlaşma, yoksullaşma, iş güvenliğinin bir kenara bırakılarak emekçilerin ölüm galerine gönderilmesi olduğunu biliyoruz.

19. Milli Eğitim Şurası, din istismarcılığını meşrulaştıran bir Şura olmuştur. Şura, eğitim sistemini AKP'nin elinde bir oyuncağa dönüştürmüş ve kendisine seçmen ve oy devşireceği bir yapıya büründürmüştür. Tüm bu olanlara karşı Eğitim-İş'in Şura'da gösterdiği direnç ve verdiği mücadele kamuoyunun malumudur. 

Eğitim-İş, AKP iktidarının ülkedeki Laik eğitimi, Cumhuriyet değerlerini, Mustafa Kemal Atatürk’ün aklın ve bilimin doğrultusunda geliştirdiği kazanımları yok etmek için sistemli ve planlı bir şekilde politikalar ürettiğini görmektedir. Sendikamız kuruluş felsefesini Cumhuriyet değerlerini korumaya ve eğitim emekçilerinin özlük-ekonomik hakları için mücadele etmeye dayandırmıştır. Bu anlamıyla laik eğitimin ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemelere karşı tüm varlığıyla mücadele etmektedir.  

Karma eğitimin ortadan kaldırılması, ilkokul birinci sınıftan başlayarak tüm öğrencilere pedogojinin temel ilkelerine aykırı bir biçimde din eğitimi dersi verilmesi, akademik gerekçeler ve bilimsel gereklilikler bir kenara bırakılarak ilerleyen süreçte Türk Alfabesine bir alternatif oluşturma girişimi kokan zorunlu Osmanlıca dersi gibi birçok düzenleme, Laik eğitim sisteminin sonu anlamına gelmektedir.

Ülkenin dört bir yanından gelerek Ankara Tandoğan meydanını dolduran ve ellerinde Türk bayrağı ile Eğitim-İş flamalarından başka bir şey olmayan eğitim emekçilerine, “huzurun teminatı” olmakla övünen emniyet güçleri tarafından hunharca saldırılmıştır. Henüz yürüyüş kortejleri oluşturmaya çalışan Eğitim-İş üyesi emekçilerin üzerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın talimatıyla, biber gazı karıştırılmış su, gaz bombaları, plastik mermi ve coplarla saldırılmış, yaka paça gözaltına alınan eğitimcilere kelepçe takılmıştır.

Tüm bu yaşanan vahşet kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir. Yapılan hırsızlığı ve yolsuzluğu hatırlatacak olan açıklamalarımız engellenmeye çalışılmıştır. Açıklama ve eyleme tahammül göstermeyen faşizan zihniyet, “Laik, bilimsel, parasız eğitim” diyen, “Soma’da çocuklar baba diye ağlıyor” diyen öğretmenlerin üzerine, halkın polisi olmaktan vazgeçip AKP’nin polisi olmaya heveslenmiş emniyet güçleriyle acımasızca saldırmıştır.

Yüzlerce Eğitim-İş üyesi kelepçelenerek gözaltına alınmış, yerlerde sürüklenmiş, birçoğunun yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkılmıştır. Bunlar yetmezmiş gibi “Siz insan öldürmesini çok iyi bilirsiniz” denilerek zamanın Türkiye başbakanı tarafından eleştirilen İsrail hükümetinin Filistinlilere uyguladığı gibi, Tandoğan meydanındaki eğitimcilerin üzerine plastik mermilerle ateş edilmiştir.

Ülkenin temel değerlerini korumak için demokratik ve barışçıl eylemleri hukuki çerçeve içinde gerçekleştiren Eğitim-İş üyeleri, ne polise taş atmış, ne yasadışı yollara başvurmuştur. Ama apartmanlara sığınan insanlara dahi biber gazı sıkan, gaz bombası atan insanlık dışı zihniyet, elindeki devlet gücünü hukuksuz bir biçimde ve pervasızca kullanmıştır.

Polisin saldırıları sonucunda benimle ve MYK üyemiz Önder Yılmaz’la birlikte yüz civarında Eğitim-İş üyesi gözaltına alınmıştır.

Özetle 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu hatırlatmak, Türkiye'deki emek sömürüsünü teşhir etmek ve eğitimde yaşanan erozyona dikkat çekmek amacıyla Tandoğan’da buluşup, yapacağımız kitlesel basın açıklamasına benzeri görülmemiş, faşist bir tutumla, hiçbir uyarıda bulunmadan biber gazı ve TOMA ile müdahale edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin Atatürkçü, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitim çalışanlarına yapılan bu saldırının muhatabı olan AKP iktidarını, İçişleri Bakanını ve emniyet güçlerini kınıyoruz. İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı istifaya davet ediyor, Ankara Emniyet Müdürü ve Ankara Valisi hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtiyoruz.

Yürüyüşümüzde yanımızda olan siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine ve gözaltında yardımımıza koşan Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu’na teşekkürlerimizi sunarız.

Bilinmelidir ki Eğitim-İş, ortaçağ gericiliğine, gericiliğin kalkanı haline getirilen polis devletine karşı mücadeleye devam edecek, emekçilerin hakları için, laik ve bilimsel eğitim için direnmekten asla vazgeçmeyecektir.”

Eğitim-İş, 17 Aralık’ta Muğla Yatağan'dan başlayacak ve 3 gün sürerek 20 Aralık’ta Ankara Tandoğan meydanında kitlesel basın açıklamasıyla sonlanacak olan “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşü” gerçekleştirecek.

Yatağan, Aydın, İzmir, Manisa, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Ankara hattında gerçekleştirilecek olan yürüyüşte, laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim, iş güvencesi, özelleştirme, bütçe ile ilgili talepler vurgulanacak.

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir’in konuya ilişkin açıklaması şöyle:

“17 Aralık Türk siyasetinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Türkiye'de siyasi aktörlerin bir kısmının yolsuzlukla nasıl içli dışlı olduğunu gözler önüne seren olayların yaşanmasının üstünden henüz bir yıl geçmiştir. Eğitim-İş bir yıl önce söylediğini bugün tekrar etmektedir: ‘Yolsuzluğunuz, Yoksulluğumuzdur!’

Siyasal iktidarın arsa spekülasyonlarına dahil olduğu, devlet bankası aracılığıyla altın kaçakçılığına karıştığı ve birinci dereceden akrabalık ilişkilerini kullanarak vakıflar yoluyla rüşvet aldığı bir dönemden geçilmiş ve demokratik cambazlıklarla yaşananların üstü örtülmek istenmiştir.4 gün sürecek olan yürüyüşümüz unutturulmak istenen bu kara günü tekrar hatırlatmak amacıyla 17 Aralık’ta başlayacaktır.

Enerji santralinin özelleştirilmesine karşı çıkan ve 1,5 yıldır direnişte olan işçilerimizle dayanışmak ve ‘özelleştirmeler vatana ihanettir’ diyen anlayışa sahip çıkmak için yürüyüşümüze Yatağan’dan başlayacağız.

Ülkenin en önemli kaynakları, madenler, ormanlarımız, derelerimiz, kar dürtüsüyle hareket eden kapitalist bir ihtirasın ellerine bırakıldı. Yatağan ve Milas’ta bulunan termik santral ve linyit işletmeleri özelleştirildi. Buralarda 4.000 enerji ve maden işçisi çalışıyor. Bu özelleştirmelere karşı işçilerimiz direniyor. Çünkü işçiler özelleştirmenin düşük ücret ve iş güvenliğinden yoksun çalışma olduğunu biliyorlar. Çünkü onlar özelleştirmenin Soma katliamı ve Ermenek faciası olduğunu biliyorlar. Sınıf dayanışmasının gereği olarak Eğitim-İş Yatağan’da özelleştirmeye direnen işçilerin yanında olacaktır.

Yatağan’dan Aydın’a, Aydın’dan İzmir’e, İzmir’den Manisa’ya ve oradan da Soma’ya ulaşacak olan yürüyüşümüzde yine siyasal iktidarın kapitalist kumpaslar içinde katledilmesine göz yumduğu emekçilerin hatıraları canlı tutulacak ve iş güvenliğinin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekilecektir.

AKP iktidarında Türkiye’de iş kazalarına bağlı işçi ölümlerinin artması, Soma ve Ermenek’te yaşananlar bir tesadüf değildir. Özelleştirmeler yoluyla işçilerin yedeklendiği, işsiz yığınlar yoluyla çalışanların tehdit edildiği bir dönemden geçiyoruz. Emekçiler asgari ücretle çalışmaya mahkum ediliyorlar, işçiler taşeronlaştırılıyor. İş güvenliği ve kadro güvencesi yok ediliyor.

AKP iktidarı emekçilerin çalışma koşullarında yoğun tahribatlar yaratırken diğer taraftan da eğitim sistemimizin laik, bilimsel ve kamusal olma özelliğini ortadan kaldırıyor.

Eğitim sistemini kendi siyasal amaçları için düzenleyen AKP, imam hatip okulları aracılığı ile kendisine oy ve seçmen devşireceği bir yapıyı oluşturuyor.  Öte yandan eğitim sisteminin tamamına etki eden ve son derece beceriksiz kadrolar eliyle eğitim bürokrasisini eline geçiren siyasal iktidar, iş bilmez yöneticiler vasıtasıyla okulları bir kargaşa ortamının içine sürüklüyor. Öğrencilerin dini inancına göre ayrışmasına fırsat tanıyan yasal düzenlemeler yoluyla toplumsal barışı bozmayı amaçlayan politikalar dayatılmakta ve öğretim birliği açıkça zedelenmektedir. AKP, yandaş sendikası ve yapay yandaş sivil kuruluşlar aracılığıyla şimdi de karma eğitime yönelik tehditler savurmakta amacına ulaşmak için sinsice çalışmaktadır.

Eğitim emekçilerinin çalışma koşulları ve ekonomik durumları da her geçen gün gerilemekte, alım gücü düşmekte ve iş güvenceleri tehdit edilmektedir. Rotasyon adı altında öğretmenlerin yaşam ve çalışma koşulları tehdit edilmekte, insanlık dışı uygulamalara kapı aralanmaktadır. Tüm bunların yanında özellikle öğretmenlerin saygınlığı devletin en üst kademesinde bulunanlar eliyle zedelenmekte, öğretmenlere karşı anne-babalar kışkırtılmaktadır.

Öğretmenlerin ek ders ücretleri yıllardır yerinde saymakta ve anlamlı hiç bir artış yapılmamakta, bunun yanında ciddi bir kayba neden olan gelir vergisi matrah limitinin dar gelirlilerin aleyhine belirlenmiş olması yaşanan mağduriyeti daha da arttırmaktadır. Eğitim sistemi içerisindeki emek sömürüsünün en önemli göstergesi olan ücretli kölelik uygulamasına devam edilmekte, yüz binlerce öğretmenimiz ise atama beklemektedir.

Eğitim-İş olarak, AKP’nin yağma ve talan düzenine karşı; düşük ücret, ağır çalışma koşulları, işçi kıyımları, taşeronlaştırma ve esnek çalışmaya karşı; işten çıkarılmalara ve iş cinayetlerine karşı; sendikasızlaştırma ve kamu emekçilerini güvencesiz bırakma girişimlerine karşı; 4+4+4 yasası ile getirilen ırkçı, bölücü gerici eğitim sistemine karşı; haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, çocuklarımızın eğitimli ve sağlıklı, güven içinde yaşayabileceği bir ülke için mücadelemizi yılmadan sürdüreceğiz.

Siyasi iktidarın politikalarından mağdur olan tüm kesimleri, siyasi partileri, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini, 20 Aralık 2014 Cumartesi günü saat 10.00’da yürüyüşümüzün son durağı Ankara Tandoğan meydanında gerçekleştirileceğimiz kitlesel basın açıklamasına davet ediyoruz. Emeğimizi sömürtmeyecek, emekçilerin ölümünü izlemeyeceğiz. Cumhuriyeti yıkmak isteyenler karşılarında yıkılmaz bir kale olarak eğitim emekçilerini bulacaktır.

BİLGİNİ GÜNCELLE

ÇOK OKUNANLAR

POLİS MÜDAHALESİNİ VE GÖZALTILARI PROTESTO EDİYORUZ

  ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ VE ANKARA VALİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUN

BAŞSAĞLIĞI...

Eski Şube Başkanımız Abidin Müslüm BAYSAL'ın kayınpederi vefat etmiştir

DEVRİM ŞEHİTLERİNİ ANMA PROGRAMI.

  25 Ocak 2015 Pazar günü CHP Pendik İlçe Başkanlığı'nın düzenleyece

ŞİMDİ KUBİLAY OLMA ZAMANI

23 Aralık 1930’da Menemen’de Cumhuriyete karşı ayaklanarak şeriat ilan e

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Laik,çağdaş,parasız,bilimsel,demokratik eğitim mücadelemizi ve dayanışma

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

Eğitim-İş SendikasıYerel-İş SendikasıKültür Sanat-İş SendikasıBirleşik Büro-İşTarım Orman-İş SendikasıUlaşım-İş SendikasıGenel Sağlık-İş Sendikası

Yorumlar

250448
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Tümü
56
500
4061
240475
56
22463
250448
:Senin IP Adresin: 54.87.128.246
Server Saati: 2015-02-01 08:38:21