twitter facebookyoutube

    Sendikamızın 9.yıldönümünü üyelerimizle dostlarımızla coşkulu bir şekilde kutlad

:

9.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KOKTEYLİ...

Yazan Perşembe, 16 Ekim 2014 07:23
Kategori Haberler

 

Eğitim İş 9 yaşında …   

Sendikamızın 9.kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenleyeceğimiz kokteylde

bütün değerli üye ve dostlarımızı aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Şube Yönetim Kurulu

 

z24Eylül 2014 Çarşamba günü gerçekleştirilecek grevimize ilişkin MYK kararları ve ifade örnekleri ektedir.

Okul müdürleri, iş bırakan eğitim çalışanına “24 Eylül 2014 tarihinde neden işe gelmediniz, mazeretinizi bildiriniz” şeklinde bir yazı verirse,  ekteki incelemeye cevap dilekçesi verilecektir. Okul müdürleri, incelemeden sonra ya da doğrudan savunma isterse ekteki savunma örneği verilecektir. İncelemeye cevap ve savunmaya ekler mutlaka eklenecektir. İncelemeye cevap ve savunma örnekleri Eğitim-İş üyeleri ve sendikasızlar için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Not: Okul müdürleri savunma istemeden, savunma dilekçeleri verilmeyecektir.

Sendikasızlar İçin İncelemeye Cevap

Eğitim-İş Üyeleri İçin İncelemeye Cevap

Sendikasızlar İçin Savunma Örneği

Eğitim-İş Üyeleri İçin Savunma Örneği

MYK Karar Örneği

Sendikasızlar İçin Yargı Kararı Örneği

Eğitim-İş Üyeleri İçin Yargı Kararı Örneği

MEB Hukuk Müşavirliği Görüşü

Eğitim-İş Genel Merkezi’nin 19.09.2014 tarih ve 4730 sayılı yazısı

 

 

 

Yeni müdür ataması  yapılan okullarda müdür yardımcılığına şartları uyan üyelerimiz için , konu ile ilgili yazı örneği ve başvuru formu aşağıdaki linklerde yer almaktadır.

Başvuru Formu için tıklayınız..

İnha Örneği için tıklayınız..

İlgili Yazı için tıklayınız..

 

 

 

 

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 02.05.2014 tarihinde, İzmir’de yaptığı konuşmada. “Kılıçdaroğlu sen Alevi olabilirsin. Ben buna saygı duyarım. Bunu açık açık söyleyebilirsin. Ben de Sünniyim. Ben de bunu açık açık söylüyorum. Milleti aldatmaya gerek yok.” şeklinde değerlendirme yapmış ve toplumu inanç farklılıkları üzerinden kutuplaştırarak siyasi başarı elde etme arayışına dayalı siyasi tavrını yinelemiştir.

Başbakan seçim meydanlarında yaptığı bu tür konuşmalarla siyasi rakibi  Kılıçdaroğlu’nun Alevi inancına sahip olduğunu toplumdan gizlediği iddiasını dile getirmekte ve devamında kendisinin Sünni inancına sahip olduğuna vurgu yaptıktan sonra toplumun Sünnilik inancına mensup kesimine “Bakın Kılıçdaroğlu Alevi, ona oy vermeyin!” mesajını vermektedir.

Yine 05.08.2014 tarihinde seçim çalışmaları kapsamında bir TV programına katılan Erdoğan programda“Bırakın Türkiye’de Türk, Türk olduğunu Kürt Kürt olduğunu söylesin. Bunda ne var? Benim için bir ara neler dediler. Gürcü dediler. Affedersin daha çirkinini söylediler, Ermeni dediler. Ben dedemden de, babamdan da öğrendiğim kadarıyla Türk’üm. Olay bu kadar basit.” şeklinde değerlendirme yaparak Ermeni kökenli yurttaşlarımızı salt kimlikleri üzerinden aşağılamak suretiyle ırkçılık yapmıştır.

Halihazırda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan ve yeni dönemde Anayasal düzeyde toplumun bütün renklerini kucaklayıp onlara eşit mesafede olması gereken Cumhurbaşkanlığı makamına talip olan Başbakan, devlet gücünü kullanarak ayrımcı bir dille toplumu kamplara bölmek suretiyle kamu düzenini bozmaktadır.

İfade edilen haksız ve hukuka aykırı fiillerle Başbakan Anayasanın din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan 24’ncü maddesinin 3. fıkrasında yer alan kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağına dair Anayasal kuralı; Türk Ceza Kanununun 216’ncı maddesinde yer alan halkın kin ve düşmanlığa tahrik edilmesi ve aşağılanmasını yasaklayan kanun hükmünü; uluslararası normlar ışığında yorumlandığında Türk Ceza Kanununun 122’nci maddesi ile yasaklanan nefret suçunu işlemiştir.

Açıklanan nedenlerle sendikamız Eğitim-İş, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden ve aynı zamanda nefret suçunu işleyen Recep Tayyip Erdoğan’ın cezalandırılması için suç duyurusunda bulunmuştur.

                               MERKEZ YÖNETİM KURULU

Dava Dilekçesi İçin Tıklayınız

 

 

Halk Eğitim Merkezleri'ni işlevsiz kılan genelgeyi bütün hukuki sonuçlarıyla etkisiz kılmaya yönelik olarak sürdürdüğümüz hukuk mücadelesinde MEB havlu attı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu uyuşmazlığı esas yönünden Sendikamız lehine kesinleştirerek son noktayı koydu.     

Milli Eğitim Bakanlığı, 18.12.2008 tarih ve 7306 sayılı genelge ile on binlerce yoksul aile çocuğunun yararlandığı, “seviye belirleme sınavlarına hazırlık”, “örgün eğitime destek”, “Türkçe”, “Matematik” gibi yetiştirme kurslarının kapatılması; ÖSS, kolejlere hazırlık, yatılılık ve bursluluk sınavlarına hazırlık vb. gibi hazırlık kurslarının ise özel eğitim kurumlarının (özel dershanelerin) olmadığı yerlerde nüfus yoğunluğu büyük olan yerleşim birimlerinde en fazla iki, diğer il, ilçe ve beldelerde ise bir kurs olacak şekilde sınırlandırılması uygulamasını hayata geçirmişti. Genelge öncesinde yoksul öğrencilerimiz, özel dershane ücretlerinin yaklaşık % 10’u karşılığında -bazen de hiçbir ücret ödemeksizin- Halk Eğitim Merkezi kurslarından yararlanabilmekteydi. Bu sayede eğitimde fırsat eşitsizliğinin yarattığı olumsuzluk bir ölçüde yoksul öğrenci lehine dengelenmeye çalışılıyordu. Bu sistemde, kurs merkezinin personel dahil tüm giderleri ise kurs gelirlerinden karşılandığı için uygulamanın kamuya hemen hiç maliyeti de yoktu. Sendikamızın hukuki girişimi ile Danıştay 8. Dairesi önce düzenlemenin yürütmesini durdurmuş devamında ise iptal ederek süreci kesintiye uğratmıştı. Haksız ve hukuk dışı girişimini ısrarla yaşama geçirmek isteyen Bakanlık, Danıştay kararının kaldırılması için konuyu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu gündemine taşımıştı. Dosyayı görüşen Kurul üyesi 17 yüksek yargıç oy birliği ile verdikleri kararda Eğitim İş'in hukuki girişiminin haklılığını tescil etmişlerdir. Verilen karar ile birlikte esas açısından hukuki süreç kapanmış Bakanlık havlu atmıştır.

Kendi çocuklarına ülke dışında eğitim olanağı sunup yoksul halk çocuklarına Halk Eğitim Merkezlerini çok gören anlayış yargı eliyle hak ettiği tokadı yemiştir. Kararın, iktidara geldikleri günden itibaren eğitimi özelleştirme peşinde koşan yoksul istismarcısı siyasi iktidara ders olmasını umut ediyoruz. Dava, düne kadar kamu gücünü sonuna kadar kullanmak suretiyle özel dershaneleri ve diğer özel eğitim kurumlarını destekleyen AKP'nin düşünsel kodlarını deşifre etmesi açısından önemli bir davadır. AKP'nin "ruh paraleli" olan tarikat, ambargo altında bulunan İran'a ait milyarlarca euro değerindeki altını menfaat karşılığı nakite çeviren AKP'nin kulağını, ABD talimatıyla çekmiştir. Yemek borusuna basılmak suretiyle sert bir balans ayarına maruz kalan AKP vizyonu ise yolsuzluğunun deşifre olmasının yarattığı panikle "ruh paralelini" gizli örgüt ilan ederek, sözde dershane düşmanı kesilmiştir. Açıklamamıza konu dava AKP iktidarının sahte yüzünü gün ışığına çıkarmaktadır.

Eğitim-İş mücadelesinin özü, Anadolu toprakları üzerine kara bulut gibi çökerek aydınlanma ışığını karartmaya çalışan emek düşmanı gerici anlayışı etkisiz kılma hedefi üzerine kuruludur. Emek düşmanı karanlık yok olmadığı sürece emek ve aydınlanma mücadelemiz soluksuz devam edecek.

                                              MERKEZ YÖNETİM KURULU

Danıştay kararı için tıklayınız

 

Bilindiği gibi, TBMM Genel Kurulu’nda 1/3/2014 tarihinde kabul edilen Milli Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 4 yıl görev süresini dolduran tüm okul yöneticilerinin görevden alınmasını öngörmekteydi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkardığı yönetici atama yönetmeliği çerçevesinde Okul Müdürü atamalarının sonuçları bugün itibarı ile açıklanmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı sınav kazanarak göreve gelen tüm okul müdürlerini görevden almış görünmektedir. Görevden alınan okul müdürlerinin yerine yandaş sendika üyesi öğretmenler müdür olarak atanmışlardır. Milli Eğitim Bakanlığı, AKP zihniyetinde olmayan müdürlerin kıyımını gerçekleştirmiş, hukuksuz uygulamalarına bir yenisini daha eklemiştir.

On binlerce yöneticinin görevinden alınması okulların açılması ile birlikte kaos yaşanmasına neden olacak, kariyer ve liyakat gözetmeksizin yapılan atamalar okullarımızda iş barışını bozacak ve eğitimin niteliğini daha da düşürecektir.

İktidar partisinin sevk ve idaresi altında bulunan Milli Eğitim Bakanlığı, yıllardır yandaşlarına göre kayırmacı bir sistem oluşturabilmek hiç durmadan düzenleme yapmaktadır. Söz konusu durum da eğitim kurumlarına yandaş yönetici atama hevesinin güncel örneğidir. Artık atamalarda liyakat ölçütü askıya alınmış, tek ölçü yöneticinin AKP’ye bağlılık derecesi ile AKP’nin yerelleştirmeci ve özelleştirmeci politikalarına hizmet edecek olması haline gelmiştir.   

Yıllarca okullarını başarı ile yönetmiş yöneticilerin, öğretmenlerinden, öğrenci temsilcilerinden, velilerden yüksek puan almalarına rağmen, bu puanların Milli Eğitim yöneticilerinin verdiği puanların dörtte birini bile bulmaması, iktidarın bırakın kadrolaşmayı kendisine tamamen ve kayıtsız şartsız biat etmiş yönetici aradığını göstermektedir.

Hedef çok açıktır. Hedef, kamusal temel bir insan hakkı olan eğitimi, paydaş, katılımcılık ve yönetişim adı altında yerellere ve ardından şirketlere hizmet alım yoluyla peşkeş çekmektir. Bu açıdan bakıldığında ise hedef klasik kadrolaşma hedefini çoktan aşmıştır. Genel hedef eğitimin, GATS kapsamında hızla piyasaya açılmasını sağlamak, yerelleşme ve özelleştirme politikasına en iyi hizmeti sunabilecek CEO’ları görevlendirmektir.

Sonuç olarak eğitim yöneticilerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde siyasi referanslar değil, liyakat ilkesi temel alınmalıdır. Hukuk büromuz, söz konusu yönetmeliğin yayımlanmasından sonra gerekli hazırlıklarını tamamlayarak yöneticilik için yeterli puan alamayan üyelerimize yönelik dava dilekçesi hazırlamıştır. Eğitim-İş olarak, bu haksız ve hukuksuz uygulamaya karşı gerekli demokratik ve meşru mücadelemizi sürdüreceğiz.

                          MERKEZ YÖNETİM KURULU

Şube ve Temsilciliklerimize Gönderdiğimiz Yazı İçin Tıklayınız

Dava Dilekçesi İçin Tıklayınız

BİLGİNİ GÜNCELLE

ÇOK OKUNANLAR

9.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KOKTEYLİMİZDEN KARELER...

    Sendikamızın 9.yıldönümünü üyelerimizle dostlarımızla coşkulu

9.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KOKTEYLİ...

  Eğitim İş 9 yaşında …    Sendikamızın 9.kuruluş yıldönümü

TELEVİZYON KANALLARINDA YAYINLANAN HABER VİDEOLARI

 12 Eylül 2014 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenledi

24 EYLÜL GREVİ İNCELEME VE SAVUNMA ÖRNEKLERİ

24 Eylül 2014 Çarşamba günü gerçekleştirilecek grevimize ilişkin MYK kar

24 EYLÜL ÇARŞAMBA GÜNÜ İŞ BIRAKIYORUZ

          Sendikamız 26 Ağustos 2014 tarihinde   Eğitim iş kolunda

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

Eğitim-İş SendikasıYerel-İş SendikasıKültür Sanat-İş SendikasıBirleşik Büro-İşTarım Orman-İş SendikasıUlaşım-İş SendikasıGenel Sağlık-İş Sendikası

Yorumlar

185470
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Tümü
8
231
985
179918
16251
29766
185470
:Senin IP Adresin: 54.90.153.141
Server Saati: 2014-10-23 01:34:58