twitter facebookyoutube

  ÜSKÜDAR ÇENGELKÖY İLKOKULU'NDA GÖREV YAPAN ÜYEMİZ MURAT AY'IN KARDEŞİ ELİM BİR TRAF

:

NÖBET EYLEMİ 2015 YILI DİLEKÇELERİ

Yazan Pazartesi, 16 Şubat 2015 10:57
Kategori Haberler

2015 Yılı Nöbet Eylemi dilekçe örneklerini linklere tıklayarak indirebilirsiniz.

Ayrıca eylemle ilgili imzalatılmak istenen evrağa aşağıdaki ŞERHİ mutlaka yazınız.

“Üyesi bulunduğum Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 26/12/2014 tarih ve 143 sayılı kararı gereği, nöbet hizmetlerinin ücretlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla, nöbet tutmama eylemini yaparak, sendikal faaliyette bulundum. Bu eylemim sendikal faaliyet olduğu gibi, 87 no’lu ILO sözleşmesinin 2 ve 3. maddeleri, Anayasanın 53/2, 90/5. maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin ve Danıştay'ın yerleşmiş kararlarına göre yasaya uygundur. 87 no’lu ILO sözleşmesinin 3/2.maddesi uyarınca kamu otoritesi bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak şekilde müdahale de bulunamaz. Bu sebeple hakkımda yasaya aykırı olarak işlem yapılmasını kabul etmiyorum. Yasaya aykırı olarak işlem yapanlar aleyhinde şikâyetçiyim ve yasal haklarımı saklı tutuyorum.”

MYK Kararı

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 29.12.2014 tarih ve 6819 sayılı yazısı

Eğitim-İş üyeleri için örnek dilekçe

Sendikasızlar ve başka sendika üyeleri için örnek dilekçe

Eğitim-İş üyeleri için incelemeye cevap dilekçesi

Sendikasız ve diğer sendika üyeleri için incelemeye cevap dilekçesi

Eğitim-İş üyeleri için savunma

Sendikasız ve diğer sendika üyeleri için savunma

Eğitim-İş üyeleri için yargı kararı

Sendikasızlar ve diğer sendika üyeleri için yargı kararı

 

Eğitim-İş olarak, 5 Ocak-12 Haziran 2015 tarihleri arasında nöbet tutmama eylemimize ilişkin 81 ilin valiliğine yazı yazarak, eyleme katılan eğitimcilerin sendikal haklarını kullanmasına yönelik fiil ve işlemlerin durdurulmasını istedik. Aksi durumda ilgililer hakkında yasal işlem başlatılacağının bilinmesi konusunda uyarıda bulunduk.

Valiliklere gönderdiğimiz yazı için tıklayınız

 

 

GENEL BAŞKANIMIZ VELİ DEMİR'İN KONUŞMACI OLARAK KATILACAĞI "21.YÜZYILDA EĞİTİM SİSTEMİZ NEREYE GİDİYOR " KONULU PANEL...

10 Ocak Cumartesi Saat : 14.00-17.00 Kozyatağı Kültür Merkezi / KADIKÖY

 

NÖBET EYLEMİ 2015 YILI DİLEKÇELERİ

Geçmiş dönemlerde gerçekleştirmiş olduğumuz nöbetin ücretlendirilmesi ve norma sayılması talepli Nöbet Tutmama Eylemine, üyelerimiz ve eğitim çalışanları büyük destek vermişlerdi. Eğitim kamuoyunda da ilgi gören bu eylemin devamı konusunda örgütümüzde bir düşünce birliği oluşmuştur.

Bu bağlamda Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulumuz 26.12.2014 tarih ve 143 sayılı kararıyla;

1- 05.01.2015 ile 12.06.2015 tarihleri arasında nöbet tutulmamasına,

2- Nöbet eylemine katılacak eğitim çalışanlarının eylem öncesi okul müdürlüklerine nöbet tutmayacaklarına yönelik dilekçe vermesine,

Karar vermiştir.

MYK Kararı

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu’nun 29.12.2014 tarih ve 6819 sayılı yazısı

Eğitim-İş üyeleri için örnek dilekçe

Sendikasızlar ve başka sendika üyeleri için örnek dilekçe

 

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Yazan Çarşamba, 31 Aralık 2014 13:40
Kategori Haberler

Laik,çağdaş,parasız,bilimsel,demokratik eğitim mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüttüğümüz yeni yılınızın mutluluklarla dopdolu olmasını dileriz.

Şube Yönetim Kurulu

 

ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ VE ANKARA VALİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, Yatağan’dan başlatılan “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşü”nün son durağı Ankara Tandoğan meydanında 89 gözaltıyla sonuçlanan polis müdahalesine tepki gösterdi ve “Türkiye Cumhuriyetinin Atatürkçü, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitim çalışanlarına yapılan bu saldırının muhatabı olan AKP iktidarını, İçişleri Bakanını ve emniyet güçlerini kınıyoruz. İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı istifaya davet ediyor, Ankara Emniyet Müdürü ve Ankara Valisi hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtiyoruz”

Genel Başkan Veli Demir’in sendika Genel Merkezi’nde yaptığı basın açıklaması metni şöyle:

“20 Aralık 2014 Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda yaşananlar Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Yaşananlar Türkiye'nin diktatörlükle yönetildiğinin bir ispatı niteliğindedir. Eğitim emekçileri 20 Aralık'ta polis faşizmini, insanlık dışı saldırıları ve gözaltıları olabilecek en ağır şekilde yaşadı.

17 Aralık’ta Yatağan’dan başlattığımız Laik Eğitim ve Emeğe Saygı yürüyüşü, dördüncü gününde, Türkiye’nin dört bir yanından gelen Eğitim-İş üyelerinin Ankara Tandoğan Meydanında toplanması ve Kızılay Güvenpark’ta kitlesel bir basın açıklaması yapılmasıyla son bulacaktı.

17 Aralık 2013 günü ortaya saçılan para sayma makineleri, ayakkabı kutularında saklanan rüşvet paraları, hükümet üyelerinin adının karıştığı rüşvet ilişkileri ve “sıfırlanamayan paralar” gerçeğinin üzeri, yargı ve emniyet operasyonları ile örtülmeye çalışılmıştır. Eğitim-İş ülke tarihinin en büyük yolsuzluğunu unutmadığını ve unutturmayacağını göstermek için “Laik Eğitim ve Emeğe Saygı” yürüyüşünü hırsızlığın, rüşvetin, yolsuzluğun ayyukaya çıktığı 17 Aralık’ta başlatmıştır.

17 Aralık, ülke kaynaklarının kirli ilişkiler ağı ve şişirilmiş ihale rakamlarıyla millete alenen söven yandaşlara aktarılması ve özelleştirme olgusuyla birlikte değerlendirilmelidir. Bu anlamda Eğitim-İş, özelleştirmeler sonucunda taşeronlaşan emekçilerin, asgari ücretle açlığa mahkum edilmesine,  iş güvencesinin ve iş güvenliğinin ortadan kaldırılmasına olan tepkisinin bir göstergesi olan “Büyük Yürüyüşünü” Yatağan’dan başlatarak ortaya koymuştur. Özelleştirmelerin, taşeronlaşma, yoksullaşma, iş güvenliğinin bir kenara bırakılarak emekçilerin ölüm galerine gönderilmesi olduğunu biliyoruz.

19. Milli Eğitim Şurası, din istismarcılığını meşrulaştıran bir Şura olmuştur. Şura, eğitim sistemini AKP'nin elinde bir oyuncağa dönüştürmüş ve kendisine seçmen ve oy devşireceği bir yapıya büründürmüştür. Tüm bu olanlara karşı Eğitim-İş'in Şura'da gösterdiği direnç ve verdiği mücadele kamuoyunun malumudur. 

Eğitim-İş, AKP iktidarının ülkedeki Laik eğitimi, Cumhuriyet değerlerini, Mustafa Kemal Atatürk’ün aklın ve bilimin doğrultusunda geliştirdiği kazanımları yok etmek için sistemli ve planlı bir şekilde politikalar ürettiğini görmektedir. Sendikamız kuruluş felsefesini Cumhuriyet değerlerini korumaya ve eğitim emekçilerinin özlük-ekonomik hakları için mücadele etmeye dayandırmıştır. Bu anlamıyla laik eğitimin ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemelere karşı tüm varlığıyla mücadele etmektedir.  

Karma eğitimin ortadan kaldırılması, ilkokul birinci sınıftan başlayarak tüm öğrencilere pedogojinin temel ilkelerine aykırı bir biçimde din eğitimi dersi verilmesi, akademik gerekçeler ve bilimsel gereklilikler bir kenara bırakılarak ilerleyen süreçte Türk Alfabesine bir alternatif oluşturma girişimi kokan zorunlu Osmanlıca dersi gibi birçok düzenleme, Laik eğitim sisteminin sonu anlamına gelmektedir.

Ülkenin dört bir yanından gelerek Ankara Tandoğan meydanını dolduran ve ellerinde Türk bayrağı ile Eğitim-İş flamalarından başka bir şey olmayan eğitim emekçilerine, “huzurun teminatı” olmakla övünen emniyet güçleri tarafından hunharca saldırılmıştır. Henüz yürüyüş kortejleri oluşturmaya çalışan Eğitim-İş üyesi emekçilerin üzerine İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın talimatıyla, biber gazı karıştırılmış su, gaz bombaları, plastik mermi ve coplarla saldırılmış, yaka paça gözaltına alınan eğitimcilere kelepçe takılmıştır.

Tüm bu yaşanan vahşet kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir. Yapılan hırsızlığı ve yolsuzluğu hatırlatacak olan açıklamalarımız engellenmeye çalışılmıştır. Açıklama ve eyleme tahammül göstermeyen faşizan zihniyet, “Laik, bilimsel, parasız eğitim” diyen, “Soma’da çocuklar baba diye ağlıyor” diyen öğretmenlerin üzerine, halkın polisi olmaktan vazgeçip AKP’nin polisi olmaya heveslenmiş emniyet güçleriyle acımasızca saldırmıştır.

Yüzlerce Eğitim-İş üyesi kelepçelenerek gözaltına alınmış, yerlerde sürüklenmiş, birçoğunun yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkılmıştır. Bunlar yetmezmiş gibi “Siz insan öldürmesini çok iyi bilirsiniz” denilerek zamanın Türkiye başbakanı tarafından eleştirilen İsrail hükümetinin Filistinlilere uyguladığı gibi, Tandoğan meydanındaki eğitimcilerin üzerine plastik mermilerle ateş edilmiştir.

Ülkenin temel değerlerini korumak için demokratik ve barışçıl eylemleri hukuki çerçeve içinde gerçekleştiren Eğitim-İş üyeleri, ne polise taş atmış, ne yasadışı yollara başvurmuştur. Ama apartmanlara sığınan insanlara dahi biber gazı sıkan, gaz bombası atan insanlık dışı zihniyet, elindeki devlet gücünü hukuksuz bir biçimde ve pervasızca kullanmıştır.

Polisin saldırıları sonucunda benimle ve MYK üyemiz Önder Yılmaz’la birlikte yüz civarında Eğitim-İş üyesi gözaltına alınmıştır.

Özetle 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu hatırlatmak, Türkiye'deki emek sömürüsünü teşhir etmek ve eğitimde yaşanan erozyona dikkat çekmek amacıyla Tandoğan’da buluşup, yapacağımız kitlesel basın açıklamasına benzeri görülmemiş, faşist bir tutumla, hiçbir uyarıda bulunmadan biber gazı ve TOMA ile müdahale edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin Atatürkçü, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitim çalışanlarına yapılan bu saldırının muhatabı olan AKP iktidarını, İçişleri Bakanını ve emniyet güçlerini kınıyoruz. İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı istifaya davet ediyor, Ankara Emniyet Müdürü ve Ankara Valisi hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu belirtiyoruz.

Yürüyüşümüzde yanımızda olan siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine ve gözaltında yardımımıza koşan Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu’na teşekkürlerimizi sunarız.

Bilinmelidir ki Eğitim-İş, ortaçağ gericiliğine, gericiliğin kalkanı haline getirilen polis devletine karşı mücadeleye devam edecek, emekçilerin hakları için, laik ve bilimsel eğitim için direnmekten asla vazgeçmeyecektir.”

BİLGİNİ GÜNCELLE

ÇOK OKUNANLAR

BAŞSAĞLIĞI ...

  ÜSKÜDAR ÇENGELKÖY İLKOKULU'NDA GÖREV YAPAN ÜYEMİZ MURAT AY'IN KARDE

BAĞIMSIZ ORTAOKULLARIN İÇİNDE İHO’LARIN AÇILMASINI ve EĞİTİME EMEĞİ GEÇMİŞ SAYGIN KİŞİLERİN ADLARININ OKULLARDAN KALDIRILMASINI YARGIYA TAŞIDIK

  Türk Milli Eğitiminin temel ilkelerinden olan “Genellik ve eşitlik, fer

EŞ DURUMU ÖZRÜNE BAĞLI ATAMALAR HAKKINDA MEB’E YAZI YAZDIK

  Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği

KATLİAMI LANETLİYORUZ! SİVAS’I UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!

  2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan ve tarihe “insanlık suçu” olar

TEOG KAOSA DÖNMESİN

  Milli Eğitim Bakanlığı, 1 milyon 273 bin öğrencinin liselere girişte

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

Eğitim-İş SendikasıYerel-İş SendikasıKültür Sanat-İş SendikasıBirleşik Büro-İşTarım Orman-İş SendikasıUlaşım-İş SendikasıGenel Sağlık-İş Sendikası

Yorumlar

411808
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Tümü
960
1481
3407
398637
35851
35794
411808
:Senin IP Adresin: 50.17.79.100
Server Saati: 2015-07-29 17:50:55