http://www.istanbul2egitimis.org.tr/templates/ rhuk_solarflare_ii_gray_wide1/deneme1.swf
Ana Menü
Etkinlik Fotoğrafları
SÖZ SİZİN
İnternet Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 
Söze Gerek Yok

Ataturk Diyor Ki
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)
Kandilli Kız Lisesi Önünde Yapacağımız Basın Açıklamasına Çağrı PDF Yazdır e-Posta

Bu yazi 305.  defa sizin tarafinizdan okunuyor.

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Perşembe, 04 Mart 2010 14:50

Kandilli Kız Lisesi Önünde Yapacağımız Basın Açıklamasına Çağrı

DENİZ MANZARALI KELEPİR OKUL!!!

İSTANBUL’DA 22 OKUL SATIŞA ÇIKARILDI!

KANDİLLİ KIZ LİSESİ SATILIYOR! 

        Sıra Cumhuriyetimizin mirası okullarımıza geldi. Geleceğimizin ışığını söndürmek istiyorlar. Göz dikmişler

        Cumhuriyetin namusuna !.. Haraç, mezat satıyorlar.

         “87 yıllık Cumhuriyetin malları bunlar!”         Bağırıyor eş başkanları, çağırıyor küresel çakalları, leş kargalarını… Kanımızın, terimizin, tarihimizin, emeğimizin ürünü her şey satılık.  Satıldı  madenlerimiz, fabrikalarımız, petrolümüz, sınırlarımız,   topraklarımız. As başkan emir veriyor, eş başkan satıyor.

 

                               “Vatan dediğin, okul dediğin arazidir, arsadır. Satılır.” diyor ülkeyi satmakla mükellef olanlar.

DEĞERLİ YURTTAŞ!!!

          Ne dedelerimiz arazi için öldü, ne de Cumhuriyetimiz arsaya kuruldu.  Bu arsız, doymak bilmez

                         rantiyeciliğin,  talancılığın geleceğimizin aydınlığını karartmasına izin verme!

       OKULUNA SAHİP ÇIK, GELECEĞİNİ SATTIRMA…

 

Gün        :6 Mart 2010 Cumartesi                 Yer                         :Kandilli Kız Lisesi Önü

Buluşma :13 : 00                                              Basın açıklaması  :14 : 00

 

    ÜSKÜDAR DEMOKRATİK GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU

 

*Atatürkçü Düşünce Derneği Üsk.Koşuyolu Şb.             *Eğitim İş Sendikası 2 No'lu Şb.

*Cumhuriyet Kadınları Derneği Üsk.Şb.Bşk.                  *Öncü Kadın Üsk.Şb.Bşk.

*Yeni Parti Üsk.İlçe Bşk.                                                        *İşçi Partisi Üsk.İlçe Bşk.

*Türkiye Gençlik Birliği Dergi (TGB)

EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI

İSTANBUL 2 NO'LU ŞUBE

 BASINA VE KAMUOYUNA                   06.03.2010

        Teğet geçen ekonomik krizin faturası İstanbul’daki okullara piyango olarak çıkmıştır!

        İstanbul Valiliği, ilimizin en değerli, en güzel yerlerindeki 22 okulumuzu 2 Milyar Dolara satıyor! Hem de bilirkişilerin 5 Milyar Dolardan az etmez demesine rağmen. Anlaşılan o ki, okul enkazları üzerinden ciplere binen yandaş kişilerin sayısını artırarak zenginlerine yeni zenginler katmak istiyorlar! 

        İstanbul`da Boğaziçi`nin en güzide tepelerinden Beykoz Kandilli`de bulunan Adile Sultan Kasrı, yani son adıyla Kandilli Kız Lisesi’ de kriz bahane edilerek talancı ve rantçı anlayışa kurban edilmek istenmektedir. Ne acıdır ki, gözleri paradan başka hiçbir şey görmeyen tarih ve ulus bilincinden yoksun bu anlayışın ülkemiz insanına reva gördüğü yaklaşım ve uygulama, “sat kurtul ver kurtul” dur.

      19`uncu yüzyıl Osmanlı Mimari Sanatı`nın en iyi örneklerinden kabul edilen kasır adını hayırseverliğiyle tanınan kadın şair Adile Sultan`dan alıyor. 1916 yılında Türkiye`nin ilk yatılı kız lisesi olarak hizmete açılmış, cumhuriyet sonrası da cumhuriyetimizin saygın ve çok kıymetli kadın kuşaklarını yetiştirmede öncülük etmiştir.

      İstanbul Valiliği tarafından satılması planlanan ve ayrıca kültür merkezine dönüştürülmesi hedeflenen okullardan biri olan Kandilli Kız Lisesi’ nin arazisinin içerisin de bulunan Adile Sultan Kasrı, rahmetli Sakıp Sabancı’nın Ölümüne birkaç gün kala yaptığı 6 trilyon liralık dev bağışla `Sakıp Sabancı`nın son eseri` olarak, son adıyla Sakıp Sabancı Kandilli Eğitim ve Kültür Merkezi olarak hayata yeniden merhaba demiştir.

       Rahmetli Sabancının eşsiz katkılarıyla kültür merkezi ihtiyacının karşılanmış olmasına rağmen, Kandilli Kız Lisesi’nde ne yapılmaya çalışıldığını kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz.

        Okulun yerinde yeller estiğini, yattığı yerden anlayınca, rahmetli Sabancı’nın kemikleri sızlamayacak mıdır?

        Diyelim ki ayak oyunları yaparak, hukuk dolanılarak ve de bizim mücadelemizi de aşarak bu okulu sattılar.

        Bu öğrencilerimizin, gençlerimizin durumu ne olacaktır?

        Çocuklarımızın yeni okulları nerede olacaktır?

        Evinin yakınında okuyan çocuklarımız yeni okullarına nasıl gidecektir?

        Servisle mi gidecektir?

        Dar gelirli aileler servis paralarını nasıl verecektir?

        Çocuklarımızın İstanbul’un “seçkin” diye tabir edilen yerlerinde okumaya hakları yok mu?

        Öğretmenlerin yeni okulları yeni sıkıntılara (ev, okul mesafesi vb) yol açmayacak mıdır? 

         Valiliğin bu sorulara cevaplarını, bizler eğitim-öğretim hayatının bileşenleri olarak çok merak ediyoruz.

        “Babalar gibi satarım”  anlayışı, çocuklarımızın okullarından rant elde etme noktasına getirmiştir.  Üreten, kar eden ülkenin yüz akı kuruluşları elden çıkarılmasından sonra sıra okullara gelmiştir. Peki, bugüne kadar sattınız da ne oldu?

        Sadece bu hükümet döneminde 40 Milyar Dolarlık satış gerçekleşti. Hangi derde deva oldu? Yeni İstihdamlar mı gerçekleşti? İş sahaları mı açıldı?  Devletin borcu mu kapandı?

         Tersine işsizlik sıralamasında, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun aylık ekonomi bültenine göre, yüzde 14,9 ile dünya dördüncüsü olduğu belirtilmiştir ülkemizin.  Yoksullukta ise sınır ve sıralama tanımamıştır. Devletin borcu 7 yıllık dönemde, cumhuriyet tarihi boyunca yapılan borcun iki katına, yani 500 Milyar Dolara çıkmıştır.

        Aslında hükümetin samimiyeti 2010 bütçesinde belirtilmiştir. 2010 bütçesi 286 Milyar olarak belirlenmiştir.  Bütçeden eğitime ayrılan pay ise 28 milyardır. 2009 bütçesine göre oransal olarak ayrılan pay düşmüştür. 2010 bütçesinden faizlere ayrılan pay ise 59 Milyar ile eğitime ayrılanın iki katıdır. Faizci,  -kara paracı, asalak yeni zengin, görgü fukarası, aç gözlü yandaş-  14 milyon öğrenciden,700 binden fazla öğretmenden, okul çalışanı memurdan, hizmetliden, atanamayan 243 bin öğretmenden daha önemlidir.

        Bir başka konu ise tarihi yapılar Türkiye’nin birçok bölgesinde korunup, geliştirilip, müze yapılırken, satılacak okullarımız  (Çamlıca Kız Lisesi, Kandilli Kız Lisesi) 2010 Kültür Başkentine yakışacak mıdır?

         İstanbul bütün öğretmenlerine ve öğrencilerine 2010 Kültür Başkent konulu seminerlerde kültürün mabedi sayılan bu okulları sattık, yerlerine de alış-veriş merkezleri yaptık diye mi bilgiler verilecektir?

         Öğretmenlerimiz ve ülkemizin geleceği olan öğrencilerimizin en iyi koşullarda eğitim-öğretim hakkı bir avuç gözünü para hırsı büyümüş, uluslar arası sermaye beslemesine terk edilemez.  

        Cumhuriyetin Öğretmenleri, öğrencileri, mezunları, velileri, sanatçıları ve aydınları olarak, buradan haykırıyoruz! Geleceğimiz olan okullarımızı, sattırmayacağız!...

          FAİZCİYE DEĞİL, EĞİTİME BÜTÇE!   ÖĞRENCİ MÜŞTERİ,  ÖĞRETMEN TAHSİLDAR, MÜDÜRLER TÜCCAR, OKULLAR TİCARETHANE DEĞİLDİR!

Yönetim Kurulu Adına

Eğitim-İş İst.2 Nolu Şube Başkanı

Abidin BAYSAL           

 
Son Dakika
NUTUK

BURSA NUTKU
10.YIL NUTKU

KARAR SİZİN
İstanbul Valiliği, ilimizin en değerli, en güzel yerlerindeki 22 okulumuzu satıyor. Bu anlayış hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Konfederasyonumuz

Orgutler

SAYAÇ
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün64
mod_vvisit_counterDün114
mod_vvisit_counterBu Hafta434
mod_vvisit_counterBu Ay908
mod_vvisit_counterTamamı11607